Hollywood özellikle 2000’li yıllarda eski, yeni, Amerikan, yabancı demeden bir çok filmin yeniden çevrimlerini sıkça yapmaya başladı. Bunlardan bazıları gerçekten başarılı olsa da (True Grit, The Departed), ne yazık ki çoğu da faciayla sonuçlandı (Oldboy, The Karate Kid ve daha niceleri). Habere konu olan projeyse kendine has bir hayran kitlesi edinmiş, sinema dünyasına bir çok ikonik sahne ve replik kazandırmış Scarface. Tabi bu noktada çoğumuzun aşina olduğu Al Pacino’nun Tony Montana’yı canlandırdığı, Brian De Palma yönettiği 1983 yapımı Scarface’in de aynı isimli 1932 yapımı bir filmin yeniden çevrimi olduğunu unutmamak gerek.

Los Angeles’ta geçecek olan yeni film önceki 2 filmde de olduğu gibi bir göçmenin suç dünyasındaki yükselişine odaklanacak. Al Pacino’nun Küba göçmeni Tony Montano’su yerine bu filmde uyuşturucu kartellerinde yükselecek Meksikalı bir göçmenin hikayesine tanık olacağız. Hatta bu karakterin adının da Tony olacağı ama soyadının farklı olacağı da gelen haberler arasında yer alıyor. Universal de yaptığı açıklamalarda bu filmin tamamen farklı bir hikayeye sahip olacağı ama temelde önceki filmlerde de olduğu gibi “Amerikan rüyasına” suç ile ulaşmaya çalışan bir anti kahramanın hikayesine odaklanacağını ifade etti.

Yeni Scarface’ı ne zaman izleyebileceğimizi söyleyebilmek için henüz oldukça erken olsa da, kamera arkasındaki kadro yavaş yavaş şekillenmeye başladı. Filmin yönetmeni “No”dan tanıdığımız Şilili Pablo Lorrain olurken, senaryoysa henüz hiç bir yerden tanıma fırsatını bulamadığımız Jonathan Herman’a emanet. Senaryo için daha önce usta senaristler Paul Attanasio (Donnie Brasco) ve David Ayer (Training Day) taslak çalışmalar yaptılarsa da bu hassas proje Herman’ın oldu. Herman’ın aynı zamanda önümüzdeki aylarda vizyona girecek ve hip hop’un efsanevi grubu N.W.A’nın hikayesini anlatacak Straight Outta Compton’un da senaristi olduğunu belirtelim.

Al Pacino yeniden çevrimle ilgili pozitif açıklamalar yapmasına rağmen onun canlandırdığı Tony Montano’nun hayranları olarak büyüyen bir grup olarak bu projeye temkinli yaklaştığımızın bilinmesini isteriz. Tatmin edici bir film görmememiz durumunda işlerin Tony Montano’nun da söylediği gibi “Say hello to my little friend” noktasına gelmesini hiçbirimiz istemeyiz…