“16 Ton, insanlık tarihine ironik bir yaklaşım. Bugünkü yanlış hayatımızı neleri nerelerden nasıl çıkararak inşa ettiğimizi anlatıyor. Gele gele vardığımız serbest piyasa ve özgürlük çağı yoksa bütünüyle halkla ilişkiler faaliyeti ürünü mü? Madencilerin sefaletini anlatırken gözde bir hit parçası oluveren “16 Ton”, yoksa sadece bir şarkı mı?”

1 

Böyle anlatıyor filmini Ümit Kıvanç. Filmde tasarım, hammaliye ve metin Ümit Kıvanç’a ait. 16 Ton yapılışı, 1.5 yıla yayılmış bir “masa başı” filmi. Uzun ve ayrıntılı araştırma yapılan film, fotoğraf, resim, desen ve garavürlerin hareketlendirilmesiyle yapılmış. Filmde yer yer orjinal hareketli görüntüler de görüyoruz. İnternet sitesinde ve Vimeo’da bölümler halinde izleyebildiğiniz filmin, metnini de sitesinden okuyabiliyorsunuz. Dokuz bölümden oluşan belgeselin bölümleri şöyle: Fitness Yolunda, Bronz ÇağıAteşin BulunuşuHalkla İlişkiler ÇağıYüzde Çağı, Elmas ÇağıYazının İcadıRadyo Çağı ve Özgürlük Çağı.

2

“İşçiyi “canını korumak istersen kazancından olursun” ikilemiyle yüzyüze bırakmak bütün dünyada madencilik sektörünün düsturuydu.”

 

3

“Madem dünyanın öbür ucundaki silahsızları silah zoruyla madenlere sokmak mümkün olmuştu, parası ve silahı olanlar bunu kendi ülkelerinde de yapabilirlerdi. Parası ve silahı olmayanlar çoktu.”

 

4

“Sendikanın kaynakları tükendiği için greve mecburen son veren işçilere teşekkür afişleri yaptırıp astırdı.Hep dövmek olmaz, arada öpmek de lâzımdı. Halkla ilişkiler çağındaydık.”

 

5

 “1950’lerin Amerika’sı, bize hep savaştan sonra yeniden canlanma, yeni umutlar, danslar güzellikler vesaire zamanı olarak sunulur. Tam da bu yıllarda kapkara kömür madenlerinden ve hayatı karartılmış madencilerden bahseden bir parçanın bu kadar acayip bir başarı elde etmesi ne tuhaftı.”

 

6

İşbölümü yapıldı. Birileri bunları üretti, başkaları tarihi yaptı. Binbir eziyetle, yeni çağlara ulaşıldı. Eziyeti birileri çekti, yeni çağlara başkaları ulaştı.”

 

7

“Madene inip inmemek serbesttir. Sen inmezsen, inecek başka biri mutlaka bulunacaktır. Madenci, duasını eder ya da küfür eder ve aşağı iner. Ama inmeden mutlaka sevdikleriyle vedalaşır, çünkü, dinlediğiniz şarkıda söylendiği gibi, bir defa aşağı indikten sonra “elveda” deme şansı artık yoktur.”