Bir süredir ilk günkü heyecanı yaratmakta zorluklar çekmekte olan Marvel evreni için 2016 yılı bir yeniden doğuş oldu desek yeridir. Zira Civil War ile birlikte standartlarını yeniden yükselten Marvel, Doctor Strange filmiyle ise eski günlerine dönebileceğini sinyallerini vermişti.

Marvel evreninin en yeni karakteri Doctor Strange rolünde Benedict Cumberbatch’i izlemiştik bu yıl. Büyük umutlar bağladığımız, bizlere o eski Marvel filmlerinin havasını yaratmasını ümit ettiğimiz Doctor Strange’in hayal kırıklığına uğratmadığını ise rahatlıkla söyleyebiliriz. Zira her ne kadar Marvel evreni hala mükemmel değilse de o eski günlerine, izleyiciyi heyecanlandırdığı zamanlara geri dönebileceğini göstererek hiç olmasa bizleri umutlandırmayı ve ikinci bir şans almayı başarmıştı. Bu anlamda önemli pay sahibi olan Doctor Strange filmi de gişede tüm zamanların en çok kazanan filmleri listesinde 99. sıraya yükselerek ilk 100’e girme onuruna erişti.

Küçük çaplı bir başarı olarak nitelendirebilse de filmin kısa süreliğine ilk 100’e girebilmiş olması takdire şayan. Ancak hatırlatmak gerekiyor ki 2017 yılında vizyona girecek iki yeni çizgi roman uyarlamasıyla birlikte listenin dışına itilecek Doctor Strange filmi maalesef. Olsun, yine de ilk 100’e girmiş olması da büyük bir başarı. Hele ki Marvel evreni içindeki rolünü düşünürsek, bu onuru sonuna dek hak ediyor.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde eğitim öğretim hayatını sürdüren Mert Tanöz 2014 yılında amatör olarak başladığı sinema eleştirmenliğini yarı-profesyonel bir meslek edinmek adına bu alana yoğunlaşmaya başladı. Şu an sinemanın yanı sıra özel ilgi alanı klasik ve caz müzik üzerine de içerikler üretiyor.