Guillermo Del Toro’nun merakla beklediğimiz yeni filmi The Shape of Water’ın konusu belli oldu.

Guillermo del Toro’nun kariyeri birbirinden farklı projelerle dolu. Bu yüzden bir sonraki projesi her zaman merak konusu olmuştur. Öyle ki, Gothic atmosferiyle dikkat çeken Crimson Peak’in ardından kısa bir süreliğine Pacific Rim 2 için çalışmalara başlayan Toro  şimdi de yeni bir dram filmi olan The Shape of Water üzerinde yoğunlaştı.

Şimdiye kadar yeni filmin konusu hakkında çok da bilgi sahibi değildik. Sadece 1963’te geçeceğini bildiğimiz filmin Soğuk Savaş döneminin perde arkasını anlatacağını ve Sally Hawkins, Michael Shannon, Richard Jenkins, Michael Stuhlbarg,  Octavia Spencer gibi oyunculardan oluşacağını biliyorduk. Filmin oyuncu kadrosuna son olarak Del Toro’nun birçok filminden aşina olduğumuz Doug Jones da dahil oldu.

Geçtiğimiz günlerde Jones, yeni filmi The Bye Bye Man hakkında bir röportaj verdi. Röportaj sırasında The Shape of Water ve orada canlandıracağı rol hakkında da konuşan Jones filmde balık adam benzeri bir yaratığı canlandıracağını söyledi. Doug Jones film hakkında şunları söyledi:

“Film, 1963 yılında geçecek. Bilim kurgu filmi değil ancak ben orada bir yaratığı canlandıracağım. Canlandıracağım karakter çok gizemli ve hiç kimse nereden geldiğini bilmiyor. Karakter türünün son örneği olduğu için insanlar tarafından garip karşılanıyor.

Balık adam, 1963 yılında Amerikan Devlet Kurum’u tarafından inceleme altına alınıyor ve o dönemde soğuk savaş dönemi yaşanıyor. Aynı zamanda ülkeler arasında uzay rekabetinin yaşandığı bir dönem. Dönemin özellikleri bu haldeyken, canlandırdığım karakter, devlet tarafından uzay ya da ordu yararına nasıl kullanılabileceğimi görebilmek için sürekli inceleme altına alınıyor. İnsanlardan da böyle bir yaratık ortaya çıkarabilir miyiz? Amerikalı bilim adamları bu yüzden beni Ruslardan gizlemeye çalışıyorlar.

Bu sırada balık adam ve Sally Hawkins’in canlandırdığı kurumun temizlikçisi arasında bir aşk hikayesi başlıyor.  Temizlikçi kadın gelip bir şekilde balık adamı görüyor ve ona bir sempati duymaya başlıyor. Zamanla bu sempati aşka dönüşüyor ve bu hikaye film boyunca devam ediyor.”

Del Toro, tarihi temaları birçok kez başarılı bir şekilde işleyerek ortaya son derece özgün filmler çıkardı. Pan’s Labyrinth ve The Devil’s Backbone’un başarısı göz önünde bulundurulduğunda The Shape of Water konusunda da beklentiyi yüksek tutmakta fayda var.

İstanbul Üniversitesi Gazetecilik bölümünde eğitimini tamamlayan Kemal Dinçer 2011 yılında Plak Dükkanı adlı müzik blogunu kurdu. Şu an çeşitli yayınlarda müzik yazarlığının yanı sıra kültür sanat alanında içerik üretiyor.