Vizyona bu hafta 6 yeni film girdi.

Santa & Cie (Christmas & Co)

Alain Chabat’ın yazıp yönettiği Yeni Yıl Tehlikede, kendisine yardımcı olan elflerin hastalanması sonrası bu duruma bir çare bulmaya çalışan Noel Baba’nın hikâyesini anlatıyor.

Tam da Yeni Yıl öncesi heyecan doruktayken hiç beklenmedik bir şey olur. Noel Baba’nın 92.000 elfi yatak döşek hastalanır. Hem de aynı zamanda! Hep neşeli görmeye alıştığımız Noel Baba için bu ağır
bir darbe olur. Peki şimdi dünyadaki bütün çocuklar için hediyeleri kim hazırlayacak? Akıllarına tek bir seçenek gelir. O da geyikleriyle birlikte Noel Baba’nın dünyaya gidip elfleri için bir tedavi bulmasıdır. Ancak tehlikede olan Yeni Yıl’ı kurtarmak hiç de göründüğü kadar kolay olmayacaktır. Noel Baba’yı burada hiç ummadığı sürprizler beklemektedir.

Papatya

Mehmet Doğan’ın yönettiği Papatya, babasını erken yaşta kaybeden Umut ile en yakın arkadaşı Nuri’nin hikâyesini anlatıyor.

Umut, sinema-tv son sınıfta okuyan bir üniversite öğrencisidir. İyi bir okuyucu olması onun teorilerle pratik yaşamın bir bütün olduğunu fark etmesini sağlamış; inatçılığı bu bütünlüğü deneyimlemesini kolaylaştırmıştır. Odasında yatağının üzerine uzanıp düşüncelere daldığı anlar onun kendisini ve dış dünyayı anlamlandırmasına yardımcı olan en önemli zamanlardır.

O daha küçük bir çocukken kazada yitirdiği babasının yokluğunu sıklıkla hissetmektedir. Babasından sonra nasihatleriyle yol gösterici olan babaannesi Şükriye hanım; yemek konusundaki başarısızlığını saymazsak, evin tüm yükünü sırtlayarak oğlunu duyarlı, ilkeli bir genç olarak yetiştiren Zeynep hanım onun hayata tutunmasını sağlayan en önemli kişilerdir.

Çocukluğundan bu yana her zorluğa birlikte girdiği yakın arkadaşı Nuri ise onun can yoldaşı ve bulunmaz dostudur. Şimdiye dek birçok sorunu birlikte göğüslemişlerdir. Özellikle kızlar konusundaki başarısız girişimleri geçmişte başlarına pek çok dert açmıştır.

Umut’un babasız büyümesi ile Nuri’nin babasının Nuri’ye karşı ilgisizliği baba ideali konusunda dertleşmeleriyle telafi edilir. Her ikisi de gerçek bir babanın özlemini çeker.

Okul, ev arasında süregiden yaşamı, Nuri’yle ortak tutkuları olan patates kızartması yedikleri anlar dışında, pek renkli değildir. Bu tekdüzelik bir sabah kahvaltı sırasında izlediği tv röportajıyla değişmeye başlar. Röportajda konuşan kız ilgisini çekmiş, uzun zamandır hissetmediği duygulara kapılmıştır.

Röportajın ardından karşılaştığı tesadüfler zinciri onu, bu büyüleyici kıza ulaşmak için pek çok denemeye girişeceği, trajikomik bir maceraya sürükleyecektir.

Le Redoutable

Artist’in yönetmeni Michel Hazanavicius’un prömiyerini Cannes’da gerçekleştiren filmi Le Redoutable, La chinoise setinde birbirine aşık olan ünlü yönetmen Jena-Luc Godard ile genç oyuncu Anne Wiazemsky’nin hikâyesini, 1968 yılıyla birlikte esen devrim rüzgarları eşliğinde anlatıyor.

Yer Paris, sene 1967. Dönemin en çok konuşulan yönetmeni Jean-Luc Godard Çinli Kız filmini çekmektedir. Filmin başrolünde, sevdiği kadın olan, kendinden 20 yaş küçük Anne yer almaktadır. Mutlu çift evlenir, ama filmin gördüğü ilgi, ardından gelen 1968 olayları, Jean-Luc’ün kendini sorgulamasına neden olur.

The Party

2017 Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı için yarışan, Sally Potter’ın yazıp yönettiği The Party, bir kutlama vesilesiyle bir araya gelen bir grup arkadaşın, zamanla trajediye dönüşen partisini konu ediniyor.

Muhalefet partisinin gölge Sağlık Bakanı olarak atanan Janet, başarısını sevdikleriyle kutlamak için evinde bir parti düzenler. Telefonu sürekli kutlama aramalarıyla çaldığı için salonda kendi halinde, belki de biraz mutsuz bir halde oturan eşini fark etmez. Aslında Janet’ın dikkatini dağıtan, telefonuna gelen gizemli “seni özledim” mesajlarıdır. Eşi ise bu güzel günde sevdiklerine vereceği kötü haberin derdindedir. Bu sırada en yakın arkadaşı April, aslında ayrı olduğu eski erkek arkadaşıyla parti için eve gelir. Sonra Martha ve Jinny, dostlarıyla paylaşmak istedikleri bir sürprizle partiye katılır. En son Tom gelir, fakat eşi onlara daha sonra katılacaktır. Acaba Tom’un gergin olmasının sebebi bu mudur? Müzik ve sohbet eşliğinde devam eden gecede, teker teker herkesin sırları su yüzüne çıkmaya başlar. Kimin kimi kiminle aldattığı anlaşılmaz hale gelen partinin en büyük sırrı ise, gecenin sonunda kimin
öleceğidir.

Poyraz Karayel: Küresel Sermaye

Aynı isimli dizinin karakterlerinin sinema macerasını anlatacak olan Poyraz Karayel: Küresel Sermaye, mafya lideri Kulaksız Adnan’ın, kızı Yasemin’i sevgilisi Semih’ten ayırmaya çalışmasıyla gelişen olayları konu ediniyor.

2014 yılında geçen hikâyede, o zamanların mafya babalarından Kulaksız Adnan’ın kızı Yasemin, kirli işler yapan Makber’in oğlu Semih ile birliktedir. Bu ilişkiyi istemeyen Kulaksız Adnan’ın, kızını Semih’ten ayırmasını Bahri Umman’dan istemesi ile başlar tüm olaylar. Bahri Baba bu görevi Sadrettin ve adamlarına vermesiyle de tehlikeli ama bir o kadar da komik ve heyecanlı maceranın pimi çekilmiş olur.

The Pirates of Somalia

Evan Peters ile Al Pacino’nun yer aldığı Somali Korsanları, siyaset ile Somali korsan çetelerinin arasındaki bağlantıyı araştıran genç gazeteci Jay Bahadur’un hikâyesini anlatıyor.

Gazetecilikte kendini göstermek için bir tercih yapmak zorunda kalan Jay, kendi ailesinin yanında yaşadığı bodrum katını dünyanın en tehlikeli suçluları arasında bir hayat için terk eder. Tüm olanaksızlıklara rağmen, doğal cazibesi ve saflığı sayesinde hayatını tehlikeye sokan tüm durumlardan kaçmayı başarıp dünyaya tüm gerçekleri aktaran ilk gazeteci olabilecek midir?

1994 doğumlu Selin İnce, İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümü öğrencisi ve gerçek bir sinema - edebiyat tutkunu. Film festivallerinden Hollywood yapımlarına kadar geniş bir yelpazeye oturttuğu sinema sevgisini geek kültürüyle beslemeyi de ihmal etmiyor.