İKSV tarafından gerçekleştirilen İstanbul Film Festivali bu yıl 37.yaşını kutluyor. 6-17 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek olan festivalde, 12 gün boyunca 18 bölümde, 43 ülkeden 218 yönetmenin toplamda gösterilecek 210 filmi arasından mutlaka izlemeniz gereken 15+5 tanesini seçtik.

15THE LEGEND OF UGLY KING/ ÇİRKİN KRAL’IN EFSANESİ

Türkiye ve dünya sinemasının efsanelerinden Yılmaz Güney’e saygı duruşu niteliğindeki Çirkin Kral’ın Efsanesi, ailesi, çalışma arkadaşları ve dostlarıyla yapılan röportajlarla kült yönetmenin dünya görüşü, sanat anlayışı ve zorluklarla dolu hayatına eğiliyor. 1982 Cannes Film Festivali’nde senaryosunu kaleme aldığı  Yol filmi ile kazandığı Altın Palmiye’den sonra Avrupa sinemasında bir efsaneye dönüşmesini tanıklıklarla sunan belgeselde, Costa Gavras ve Michael Haneke gibi saygın yönetmenlerle söyleşiler de içeriyor.

10 Nisan Salı 19:00- Atlas

14 Nisan Cumartesi 11:00- Rexx

14PARIS, TEXAS

Yol filmlerinin en içlisi, işlevsiz aile filmlerinin en kalp acıtıcısı, atsız bir western… Olağanüstü güzellikteki yalın görüntüleri ve Ry Cooder’ın klasikleşen müziğiyle başyapıt niteliğindeki bu kült film, ilk gösteriminden on yıllar sonra, hâlâ etkileyiciliğini koruyor. Belleğini yitirmiş Travis, Texas Çölü’nde dolaşıp dururken uzun yıllardır görmediği kardeşine rastlar. Kardeşi Walt, belleğinin canlanmasına, dört yıl önce ardında karısını ve oğlunu bırakarak çekip gittiği yaşama geri dönmesine yardım edecektir. Paris, Texas yalnızca yönetmeni Wim Wenders’ın değil, başrolündeki, Eylül’de kaybettiğimiz Harry Dean Stanton’ın da tartışmasız en iyi filmlerinden.

8 Nisan Pazar 16:00- Atlas

13THE MISEDUCATION OF CAMERON POST/ CAMERON POST’A TERS TERAPİ

Sundance’te ödül kazanan ve Emily Danforth’un romanından uyarlanan Cameron Post’a Ters Terapi, sıcak ve özgün bir büyüme hikâyesi anlatıyor. Filme adını veren Cameron Post, lisede herkesin gıpta ettiği bir kızdır. Cameron mezuniyet gecesinde bir kızla sevişirken yakalanır ve bunun üzerine zorla bir “dönüştürme terapisi” merkezine yollanır. Disiplin, ahlak, “düzcinselleştirme” gibi yöntemlerin uygulandığı bu tuhaf merkezde Cameron yeni arkadaşlar edinir. Kimliğine ve kişiliğine sahip çıkan ergen bir kızı anlatan bu dokunaklı ve samimi film, “dönüştürme merkezinde” geçen bir Guguk Kuşu sanki. Ya da özetle Lady Bird, Boyhood gibi büyüme hikayelerini seviyorsanız bu film tam size göre.

8 Nisan Pazar 16:00- Kadıköy

13 Nisan Cuma 13:30- Cinemaximum City’s 7

17 Nisan Salı 19:00- Atlas

12DET SJUNDE INSEGLET/ YEDİNCİ MÜHÜR

Yedinci Mühür, gerçek bir sinema klasiği olmanın yanı sıra ölüm, yaşam ve inanç hakkında çekilmiş en etkileyici filmlerden biri olarak da son derece önemli. Hatta Youtube kanalımızdaki En İyi 10 Fantastik Film videomuza baktıysanız orada da bahsetmiştik kendilerinden. Yedinci Mühür, Avrupa’nın Kara Veba salgını altında ezildiği ortaçağda geçer. 10 yıldır savaş ve şeref uğruna yollarda olan şövalye Antonius Block, en sonunda memleketi İsveç’e dönmüştür ama karşısında onu almaya gelen Ölüm’ü bulur. Block, son bir hamleyle kendi hayatı üzerine satranç oynamayı teklif eder;  eğer kazanırsa ölüm onu almayacaktır. Ölüm’ün sinemada belki de en unutulmaz biçimde bir bedene büründüğü, Yedinci Mühür, sonsuz felsefi göndermeleri ve eşsiz görselliğiyle sayısız yönetmene ve filme esin kaynağı oldu. (Bknz: Deli Dumrul. Dur ya o zaman onlar bizden esinlen…)

7 Nisan Cumartesi 13:30- Beyoğlu

9 Nisan Pazartesi 16:00- Kadıköy

11L’ATELIER/ ATÖLYE

Fransız sinemasının en önemli yönetmenlerinden Laurent Cantet, Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde gösterilen yeni filminin senaryosunu, Kalp Atışı Dakikada 120 ile dikkat çeken Robin Campillo ile birlikte yazdı. Marsilya yakınlarındaki küçük bir kasabada gerçekleşen yazarlık atölyesi sırasında romanında yarattığı katil karakterle kendini rahatsız edici şekilde özdeşleştiren bir genci anlatan film, kurgu ve yaratıcısı arasındaki ilişkiyi masaya yatırıyor.

8 Nisan Pazar 13:30- Atlas

9 Nisan Pazartesi 11:00- Cinemaximum City’s 7

10 Nisan Salı 19:00- Rexx

1024 FRAMES/ 24 KARE

Sinemasal sınırları hep zorlayan, filmlerinde sadeliğiyle mistisizmi aynı potada eritirken fotoğraf çekmeyi de hiç ihmal etmemiş İranlı büyük yönetmen Abbas Kiarostami, ölmeden önce fotoğraf tutkusunu sinemaya taşıdı. 1999 yılında İstanbul Film Festivali’nden Sinema Onur Ödülü alan Kiarostami’nin veda filmi 24 Kare, fotoğraf ve tablolardan esinlenen her biri dört buçuk dakikalık 24 kısa filmden oluşuyor. Bu benzersiz filmin çıkış noktası ise, metafiziğin alanına giren bir soru: Fotoğraf çekildikten hemen sonra ne olur? Görüntünün öteki dünyası neler saklar? Kiarostami’nin yaşamını adadığı iki sanat olan sinema ve fotoğraf arasında bir köprü kuran, hiç diyalog içermeyen 24 Kare, ustanın sinemaya gönderdiği son aşk mektubu, sinemaseverler için de görsel bir hazine.

8 Nisan Pazar 11:00- Atlas

9 Nisan Pazartesi 13:30- Kadıköy

16 Nisan Pazartesi 16:00- Cinemaximum City’s 3

9TOUCH ME NOT/ DOKUNMA BANA

Berlin’de Altın Ayı’ya layık görülen bu ilginç Romen filminin yakınlık ihtiyacı, cinsel fetişler ve estetik güzelliğin farklı tanımları gibi birçok temayı içinde barındırıyor. Kurmaca film, psikoterapi seansı, rol oyunları ile belgesel arasında tanımsız bir noktada duran Dokunma Bana, filmin yönetmeninin de dâhil olduğu ilginç karakterlerini felsefe tartışması, beden egzersizi ve ruhsal sağaltım seansları arasında gözlemliyor. Romen yönetmen Adina Pintilie’nin bu ilk uzun metrajlı filmi, beden algılarını sonuna kadar zorlarken önyargıların ne kadar yıkıcı olduğunu gözlemleyen deneysel bir dram olarak izleyicinin karşısına çıkıyor.

19 Nisan Perşembe 21:30- Atlas

19 Nisan Perşembe 21:30- Cinemaximum City’s 7

19 Nisan Perşembe 21:30- Rexx

8MY GENERATION

İki Oscar’lı efsane İngiliz oyuncu Michael Caine’in gençlik yılları üzerinden 1960’larda İngiltere’de müzik ve sanat aracılığıyla gerçekleşen kültürel devrimi inceleyen bu keyifli belgesel, The Beatles, The Kinks ve Rolling Stones parçalarıyla dolu bir şölen; Paul McCartney, Marianne Faithfull, Twiggy ile yapılan röportajlar sayesinde de benzersiz bir dönem portresi. David Batty’nin yönettiği My Generation, belgeselin anlatıcısı ve kahramanı Michael Caine’e 2017 Venedik Film Festivali’nde Fondazione Mimmo Rotella Ödülü’nü kazandırdı.

7 Nisan Cumartesi 21:30- Beyoğlu

8 Nisan Pazar 13:30- Rexx

11 Nisan Çarşamba 16:00- Atlas 2

7SKYGGENES DAL/ KARANLIKLAR VADİSİ

İlk gösterimini Toronto Film Festivali’nde yapan Karanlıklar Vadisi, İskandinav masallarından esinlenen yeni nesil gotik bir film. Filmin küçük kahramanı Aslak, yalnız annesiyle hayatını sürdürmeye çalışan bir çocuktur. Civardan bazı hayvanların öldürüldüğü haberleri gelir. Bu katliamı gerçekte neyin yaptığını öğrenmek isteyen Aslak, bir gün kaybolan köpeğinin peşinden ormanın derinliklerine dalar. Çekimlerini 35mm filmle yaptığı ilk filminde yönetmen Jonas Matzow Gulbrandsen, Nordik efsanelerini anımsatan nefes kesici görüntüleri Krzysztof Kieslowski’nin vazgeçemediği Zbigniew Preisner’in film için bestelediği müzikle birleştiriyor ve çocukluk korkularının gizemli tedirginliğini perdeye taşıyor.

7 Nisan Cumartesi 19:00- Kadıköy

8 Nisan Pazar 21:30- Beyoğlu

10 Nisan Salı 13:30- Cinemaximum City’s 3

6THE RIDER

Festivalde ilk filmi Songs My Brothers Taught Me / Ağabeylerimin Bana Öğrettiği Şarkılar’ı izlediğimiz Chloé Zhao’nun yeni filmi, hayatın gerçekliğini sinemanın büyüsüyle ustaca bir araya getiriyor. Filmin izlediği genç binici Brady, rodeo sırasında kafasına aldığı neredeyse ölümcül darbenin ardından iyileşmeye çabalamaktadır. Yeniden at binmesi olanaksız olunca, amaçsızlık içinde, kim olduğuna, ne yapmak istediğine dair cevapsız sorular oluşur zihninde. Kendini oynayan bir kovboyun gerçek yaşamından aldığı kesiti görsel bir mucizeye ve Amerikan tipi erkekliğin gerçekçi bir eleştirisine çeviren Zhao , görsel dünyasıyla Terence Malick, anlık yaklaşımıyla Cassavetes, toplumsal gözlemciliğiyle de Kelly Reichardt’ı anımsatıyor.

13 Nisan Cuma 11:00- Cinemaximum City’s 7

14 Nisan Cumartesi 21:30- Kadıköy

15 Nisan Pazar 13:30- Atlas

5DISOBEDIENCE/ İTAATSİZLİK

Bu yıl Yabancı Dilde En iyi Film dalında Oscar alan, geçtiğimiz yıl da Filmekimi’nin hit filmleri arasında yer alan Muhteşem Kadın’ın yönetmeni Sebastián Lelio başrollerini Rachel McAdams ile Rachel Weisz’ın oynadığı son filmi İtaatsizlik’te zorluklara göğüs geren kadın karakterlere empatiyle bakmayı sürdürüyor. Filmde, New York’ta yaşayan başarılı fotoğrafçı Ronit, babasının ölümü üzerine Londra’ya döner. Uzun yıllar önce terk etmiş olduğu dindar Yahudi cemaati onu soğuk karşılar. Gençlik arkadaşları Esti ile Dovid evlenmiş ve cemaatte saygın yerleri olan birer öğretmen olmuştur. İki kız arkadaş arasında gençlik yıllarında yaşanan yakınlaşma yetişkin kadınlar olarak kimliklerini sorgulamalarına vesile olacaktır. Ortak inanç ve bireysel özgürlüklere hassas yaklaşımıyla nüanslarla bezeli bu çok katmanlı film uzun süre zihninizi kurcalayacak.

11 Nisan Çarşamba 21:30- Rexx

12 Nisan Perşembe 21:30- Cinemaximum City’s 7

12 Nisan Perşembe 21:30- Cinemaximum Zorlu Center

14 Nisan Cumartesi 13:30- Atlas

4TUZDAN KAİDE

Zamanda takılı kalmış otuzlu yaşlarındaki lanetli bir kadın, mağarayı andıran bir odada yaşar. Şehre yaptığı ender ziyaretlerde, iblislerin musallat olduğu bir sandalcıyla sohbet eder. Eski bir televizyon tamircisi, terk edilmiş bir botanik bahçesi, masa tenisi oynanan ücra bir bodrum katı gibi şehrin muhtelif yerlerinde ikiz kardeşini arar. Zamandan kopmuş, mekânı belirsiz bu yolculukta, aynı rüya tekrar tekrar anlatılır. Bilhassa Inception ve Groundhog Day filmlerini özellikle sevenlerin bu filme kayıtsız kalamayacaklarını düşünüyoruz.

14 Nisan Cumartesi 21:30- Atlas

3MADELINE’S MADELINE/ MADELINE MADELINE’I OYNUYOR

Dünya prömiyerini Sundance’te gerçekleştiren Madeline Madeline’i İzliyor ruhunu ve aklını kavrayan hastalığıyla yaşamını sürdüren, annesinin sevgisiyle boğulan, tiyatro sahnesinde ise bambaşka bir kişiliğe bürünen ergen bir kızın hikâyesini anlatıyor. Anne rolünde yönetmenliğiyle tanıdığımız Miranda July’ın, Madeline rolünde ise Helena Howard’ın olağanüstü bir performans sergilediği Madeline’s Madeline, Josephine Decker’ın üçüncü uzun metrajlı filmi.

9 Nisan Pazartesi 19:00- Atlas

11 Nisan Çarşamba 11:00- Cinemaximum City’s 7

17 Nisan Salı 13:30- Kadıköy

2TRANSIT

Alman auteur Christian Petzold’un Berlin Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan son filmi Transit, günümüzün göçmen krizine Avrupa’nın geçmişinden bakıyor. Anna Seghers’in 1942 tarihli romanından uyarlanan filmde Nazi işgalinden kaçan Georg adında bir adam, elinde evrakları bulunan, ölmüş bir yazarın kimliğini üstlenir. Georg Marsilya’dan gemiye binebilmek için beklerken kendi gibi birçok mülteciyle tanışır; ama gizemli Marie ile tanışınca planları değişir. Christian Petzold, tarihten ödünç aldığı bir hikâyeyi günümüz Marsilya’sında çekerek hem 75 yılda çok az şeyin değiştiğini vurguluyor, hem de göçmenlik ve arada kalmışlığa dair sinemasal bir tartışma alanı açıyor.

9 Nisan Pazartesi 21:30- Atlas

9 Nisan Pazartesi 21:30- Rexx

10 Nisan Salı 19:00- Cinemaximum City’s 7

10 Nisan Salı 21:30- Cinemaximum Zorlu Center

1YOU WERE NEVER REALLY HERE

Lynne Ramsey’nin Kevin Hakkında Konuşmalıyız’dan 6 yıl sonra çektiği ilk film olan Were Never Really Here, küçük bir kızı seks tacirlerinin elinden kurtarmaya çalışırken her türlü şiddete başvurmaktan çekinmeyen bir tetikçiyi izliyor. Eleştirmenler kadar izleyicilerin de beğenisini kazanan You Were Never Really Here, Cannes’da Lynne Ramsey’ye En İyi Senaryo ödülünü getirirken, unutulmaz bir anti- kahraman portresi çizen Joaquin Phoenix de En İyi Erkek Oyuncu ödülünü hakkıyla aldı. Müziklerini Radiohead gitaristi Jonny Greenwood’un yaptığı, özellikle usta yönetmenliği, klasik anlatımı reddeden yaratıcı kurgusu ve karanlık atmosferiyle dikkat çeken film, Jonathan Ames’in öyküsünden beyazperdeye uyarlandı.

7 Nisan Cumartesi 21:30- Atlas

7 Nisan Cumartesi 21:30- Rexx

8 Nisan Pazar 21:30- Cinemaximum City’s 7

8 Nisan Pazar 21:30- Cinemaximum Zorlu Center

17 Nisan Salı 21:30- Atlas

 

HANGİ FİLMLERİ YAKINDA SİNEMADA İZLEYECEĞİZ?

Önceki listemizde önerdiğimiz 15 filme bakarken, ”Onu nasıl eklemezsiniz!” ”Bu filmi de koymalıydınız!” gibi sitemlerinizin yanı sıra ”Param yetmeyecek”, ”Vaktim yok”, Off be abi vize haftası Isle of Dogs’u kaçıracağım” şeklindeki üzüntülerinizi anlıyoruz. Bunun için de festivalin programında öne çıkan ama önümüzdeki haftalarda ya da aylarda vizyona girecek 5 filmi hem cebinizi hem de vaktinizi kurtarmak adına listelemeye çalıştık. Bu arada programda yer alan çoğu filmin vizyona girme ihtimali olduğunu ama şimdilik kesinleşmediğini hatırlatalım.

5. ISLE OF DOGS/ KÖPEK ADASI

Bu Hafta programında da bahsettiğimiz Wes Anderson‘ın Mr.Fantastic Fox‘dan sonra çektiği ikinci stop motion animasyon filmi Isle of Dogs da Vodafone Red Galaları bölümünde yer alacak. Eğer seçim yaparken bu filmi bir şekilde elemek zorunda kalıyorsanız 20 Nisan Cuma günü vizyona gireceğini belirtelim. Ama bir konuda da endişemiz şu. Filmin Türkiye’deki dağıtım haklarına sahip TME FilmsIsle of Dogs‘u, animasyon olmasından dolayı dublajlı bir şekilde de servis edebilir.  Bryan Cranston, Edward Norton, Bill Murray, Jeff Goldblum ve Scarlett Johansson’lı bir kadronun seslerinden umarız ki mahrum kalmayız vizyonda.

4. EARLY MAN/ TAŞ DEVRİ FİRARDA

İngiliz mizahının komedide bir dünya markası olduğunu biliyoruz ama Aardman yapımı animasyonları da özellikle stop-motion açısından bir farklılık yaratıyor. Wallace ve Gromit ile başlayan bu yapımlar beyazperdede tavukların, farelerin ve kuzuların firar maceralarıyla devam etti. Bu filmde de daha da geriye gidip Taş Devri zamanından futbolun keşfine uzanan başka bir firar izliyoruz. Ailecek izleyebileceğiniz bu eğlenceli stop-motion animasyon film, ithalatçısı Fabula Films ve dağıtımcısı Bir Film sayesinde 13 Nisan Cuma gününden itibaren vizyonda olacak.

3. YOL KENARI

Yönetmenliğini ve senaristliğini Tayfun Pirselimoğlu‘nun yaptığı filmde, cinnetin eşiğindeki bir kasabaya gelip oranın kahvesinde çaycılık yapan genç bir adamın başından geçenleri izliyoruz. Tansu Biçer, Nalan Kuruçim, Taner Birsel ve Ercan Kesal gibi oyuncuların yer aldığı filmin kurgusu ise Daha ve Şahsiyet gibi son dönem kalbürüstü yerli yapımlardan tanıdığımız Ali Aga‘ya emanet. Yol Kenarı, 25 Mayıs‘ta vizyonda olacak.

2. UNSANE/ SAPLANTI

Steven Soderbergh’in dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yapan son filmi Saplantı, tamamen iPhone ile çekildi. Başrolünde Breathe / Nefes filminin yıldızı Claire Foy’un yer aldığı Saplantı, geçmişte peşine takılan eski sevgilisinin onu izlediği hissinden kurtulmak için psikolojik destek almaya giden, ancak arzusu dışında hastanede tutulan bir kadını izliyor. İzleyiciyi sıkça ters köşeye yatıran bu psikolojik gerilim, hem Soderbergh’den geldiği için hem de teknik özellikleriyle ilginç durmuyor mu sizce de? 1 Haziran 2018‘de vizyona girecek filmin dağıtım hakları Isle of Dogs‘da olduğu gibi TME Films‘e ait.

1. KELEBEKLER

Tolga Karaçelik’in Sundance Film Festivali’nde Dramatik Büyük Jüri Ödülü (en büyük ödül) alan filmi Kelebekler, zaten festival başlamadan çok önce hatta muhtemelen siz bu yazıya göz atarken vizyonda olacak. (30 Mart) Bilmeyenleriniz için ne olur ne olmaz diye hatırlatalım dedik.

Dipnot: Festivalde izlemek istediğiniz filmi http://film.iksv.org/tr/program adresinde aratıp aşağıdaki çıkan bilgilerde ”Türkiye Hakları”nın belli olduğu bir dağıtım firması ismi görüyorsanız bilin ki o film er ya da geç vizyona girecektir.

Video içeriklerin hepsi olmasa da bazıları ondan soruluyor. Arada post giriyor.