Vizyona girişin resmi tarihi Cuma günü geldi çattı. Bu hafta vizyona 10 film giriyor, bu 10 filmden 6’sı yerli yapım.

Unutursam Fısılda


Yönetmenliğini ve senaristliğini Çağan Irmak’ın yaptığı,çekimleri İzmir’de yapılan film, Tarık ile kurduğu hayallerinin peşinden İstanbul’a giden genç kasabalı Ayperi’nin şöhret yıllarını, hayalleri için ayrıldığı kasabaya uzun yıllar sonra dönüşünü ve geçmişiyle hesaplaşmasını konu alıyor.
Bir döneme damga vuran şarkıların sesi Hümeyra Ayperi karakterini canlandıracak. Ayperi’nin gençlik yıllarını ise başarılı oyuncu Farah Zeynep Abdullah oynayacak. Ayperi’nin hayatına ve hayallerine yön veren müzisyen Tarık karakterinde ise Mehmet Günsür’ü izleyeceğiz. Kerem Bürsin ise Erhan rolüyle Türkiye‘de ilk kez sinemayı deneyecek.

Fury


1945 yılının Nisan ayında İkinci Dünya Savaşı’nın son ayları. Avrupa Tiyatrosunda müttefikler son kozlarını oynarken, savaş ile yoğrulmuş ordu çavuşu Wardaddy (Brad Pitt), bir Sherman tankını yönetmektedir ve düşman hattı ardında ölümcül bir görev üstlenen beş kişilik bir ekibi vardır. Çok az sayıda ve yeterince silahı olmayan Wardaddy ve adamları, Nazi Almanya’sının kalbini vurmak için kahramanlıkları içerisinde tehlikeye atılmaktadır.

Annabelle


İlk olarak “The Conjuring / Korku Seansı” filminde izleyicileri korkutan oyuncak bebek Annabelle’in asıl hikayesi bu filmde işleniyor. Kötülüğü içinde barındıran bu oyuncak bebek, gerçekte Connecticut’ta bir müzede kilit altında tutuluyor ve ayda iki kez bir rahip tarafından ziyaret edilerek kutsanıyor.
John Form, hamile eşi Mia’ya harika bir hediye alır; Gelinlik giymiş, el yapımı oyuncak bir bebektir bu. Ancak, Mia’nın Annabelle için duyduğu sevinç fazla uzun sürmeyecektir. Evleri şeytani bir tarikat tarafından saldırıya uğrar, tarikatın geride bıraktığı sadece kan ve vahşet değil, aynı zamanda oyuncağın içine işlemiş bir lanettir.

Sabit Kanca


Sabit‘in ev sahibi Rıfat Amca, evlendirme programında Rencide adlı bir kadını görüp beğenir. Ancak buluştuklarında Rencide, Rıfat Amca için aynı şeyleri hissetmez. Birikmiş kira borçları yüzünden Sabit, ikisinin arasını yapmak için uğraşmak zorunda kalır. Ancak o sırada Rencide’nin kızı Zeliş’in eski sevgilisi Turabi çıkagelir. Zeliş’i yeniden kazanabilmek için Rencide’yi kaçırır ve işler iyice arapsaçına döner.

Birleşen Gönüller


1940’lı yıllarda Sovyet Rusya’sı… 2. dünya savaşında Doğu cephesi alev alev yanmaktadır. Naziler ve Kızıl Orduarasındaki bu ateş, bembeyaz bir sevdayı da yakmak üzeredir. Kuzey Kafkasya Türklerinden Niyaz ve Cennet dahaçiçeği burnunda evliyken savaşın sert darbesiyle ayrılmak zorunda kalırlar. Nazi işgali hızla köylerine kadar gelir. Cennet ve bütün köy zorunlu işçiler olarak Almanya’ya, çalışma kamplarına gönderilir.
Bir fırsatını bulup kaçmaya çalışırlar. Askerlerin dalgın olduğu bir anda kurtuluşa atlamak istediklerinde en büyük ayrılıkları da başlamış olacaktır. Niyaz trenden atlayıp giderken Cennet ise kıskıvrak yakalanır. Cennet trende doğurduğu yavrusu Bedel’le birlikte dayanmaya çalışır hayata… Açlık, sefalet ve en kötüsü de ölüp ölmediğini bilmediği kocasını geride bırakma duygusu…  Ne vatanına geri dönebilir ne de Niyaz’ından bir daha haber alabilir. O aşkı ve sabrıyla yine de bekler…
Ve tarihler 1990’lara dayandığında, onlar gibi sevdalı bir çift de Türkiye’den Kazakistan’a doğru yola çıkmıştır. Yunus ve Dilek… Onların sevdası ise bambaşkadır. İnsanlara ışık götürmek, kalpleri ilimle aydınlatabilmektir amaçları. Yunus o çorak topraklarda bir okul inşa etmek üzere yola çıkmıştır.
Yunus’un kurmaya çalıştığı okul, belki de Niyaz ve Cennet’in bitmek bilmeyen sevdasıyla gerçek olmuştur. Ve Dilek o sevdanın, o davanın haklılığını anlamıştır. Önemli olan sabır, tevekkül ve yola düşmek için bir adımdır. Gerisi kaderin getirdiklerinden ibarettir.
Bu, bir yolculuğun hikâyesidir… Fedakar yolcuların hikâyesi… Bir Vefa hikayesi….

Ya Aşksa? (What If?)


Tıp fakültesini bırakmış olan Wallace (Daniel Radcliffe), kadınlarla ilişkilerinde sürekli başarısızlığa uğradığı için aşk hayatını bir ölçüde rafa kaldırmıştır. Ancak animatörlük yapan Chantry (Zoe Kazan) ile tanıştıktan sonra bu konudaki düşünceleri değişecektir. Chantry ile hemen yakınlık kuran ve kısa sürede çok iyi arkadaş olmayı başaran Wallace için tek sorun Chantry’nin Ben adlı erkek arkadaşıdır. Wallace, en iyi arkadaşının aynı zamanda hayatının aşkı olmasından doğan karışık duyguların arasında kalacaktır.

Aşkın Halleri (The Disappearance of Eleanor Rigby)


Conor ve Eleanor aşkla evlenmiş ve beraberliklerini mutlu bir biçimde sürdüren bir çifttir. Ta ki bir gün yine birbirlerine ne kadara yabancılaştıklarını fark edene kadar… Daha önce karşımızda The Disappearance Of Eleanor Rigby: Him and Her başlıklarında çıkan film bu sefer hayatı yeniden keşfedişini subjektif bir bakış açısıyla yeniden beyazperdeye taşıyor. Senaristliği ve yönetmenliği daha önceki filmlerde olduğu gibi Ned Benson’a ait olan yapımın başrollerin de James McAvoy ve Jessica Chastain’i izliyoruz. Onlara kadroda eşlik eden isimlerse William Hurt, Viola Davis, Isabelle Huppert, Ciarán Hinds ve Bill Hader.

Delisin! Delisin!


Kendine has karakterler sergileyen Sadri, Asabi Rami ve Tombik Fırat aynı akıl hastanesinde tedavi gören diğer hastalara göre daha farklı üç yakın arkadaştır.
Şizofreni teşhisiyle hastaneye sonradan gelen Arhan‘ın dışarıdaki hayatın nimetlerinden faydalanışı ve etkileyici anlatımının teşviki ile Sadri, Rami ve Fırat daha önce hiç yaşamadıkları bir hayata sürükleyici bir maceraya atılacaklardır.
Tabii akıl hastanesinden kaçarak…

Nergis Hanım


Orta yaşlı Ekrem, Alzheimer’li annesine bakmak için tüm hayatını, hayallerini ve isteklerini ertelemiştir. Ana-oğul, küçücük bir evin içinde birbirinin aynı günler geçirmekte, hastalığın gölgesinde var olmaya çalışmaktadır. Ancak Ekrem’in sabrı giderek azalır. Bugün, belki de diğer günlerden farklı olacaktır.

Kağıttan Kayıklar


Gerilla Medya çatışma sırasında gecenin karanlığından yararlanıp yaralı olarak sığınabileceğini bildiği bir eve gelmeyi başarmıştır. Sığınmaya gelen bu savaşçı kadına Kazım ve hamile karısı Durre kapılarını açarlar ve yardım ederler. Gerilla Medya‘nın yarası bir ay içinde iyileşir. Durre´nin doğum sancıları başlamıştır. Tam da doğumun olacağı gün ev özel tim görevlileri tarafından basılır. Medya ve Kazım götürülürken bebek dünyaya gelir. Medya büyümüştür, yaşadığı hayat karşısında kimliği ve dili ile ilgili büyük bir mücadeleye girmiştir. Medya büyüdükçe olan biteni düşünmeye başlar ve barışın gelişine dek bir daha Türkçe konuşmamaya karar verir.