Kedilerin diğer evcil hayvanlara göre daha keskin noktaları var. Bir kere fazla karakterli bir hayvan, öyle terliğimi getirlerle, otur, kalk, pati verlerle uğraşmazlar. İlgi istiyorlarsa başka bir şeyle uğraşmanız mümkün değildir, uyumak ya da uzanmak için en acayip yerleri seçerler. İlginç nesnelere karşı zaafları vardır. Bir anda kolinin içine atlar ya da kafasını sıkıştırdığı poşetle yanınıza gelebilir. Hepsi bir yana bilimsel olarak negatif elektriğin çektiği, çıkarttıkları mırrrr sesinin metabolizmayı olumlu etkileyip mutluluk hormonu salgılattığı da bir gerçek.

53109e6aaedc2d566e00002b

Tüm bunların ışığında bir kediye sahip olduğunuzdan sonra hayatınızın aynı kalacağını düşünmek pek iyimser bir düşünce değil. Birkaç video yardımıyla sizi kedili ve kedisiz hayatı gösterelim istedik. Çünkü kendileri bazen adeta bir bebek bakıcı olurken bir anda tuvelet kağıdı rulosuna da dalabiliyor.

Amansız saatlerde siz uyurken ayağınıza saldırabilir, burnunuza vurabilir, saçlarınızı ısıra ısıra çekebilir. Evde bir anda ortadan kaybolabilir siz onu deli gibi ararken dolabın üstünde hatta perdenin tepesinde bile çıkabilir. Masanın üstünde kendi halinde duran bardakları, vitrininizde duran bibloları yere düşürmek en büyük zevkleri. Defterlerinizi kitaplarınızı parçalayabilir, kablolarınıza ve şarjlarınıza nedense derinden bir nefret besler.

Tüm bunların dışında sizinle uyur, eve girdiğiniz anda evde bir bayram havası estirir. Kucağınıza yatıp mırr mırr mırr mutluluktan uçar, kendi halinde oynarken sadece onu izlemek bile gülmenize sebep olur. Ne dert kalır ne tasa. Kedi sahiplerini üstündeki tüyler kadar yüzlerindeki mutluluktan da tanıyabilirsiniz. Kucağınızda uyuduğunda rahatsız etmemek için saatlerce kalıp gibi durursunuz ve bundan ilginç bir zevk alırsınız. Kolunuz oynarken attığı çiziklerle dolu olur da umurunuzda olmaz. Eve geldiğinizde kendinizden önce kedinizin yemeğine suyuna bakarsınız. Sevgiliniz eve geldiğinde illa aranıza yatar, aranızda uyur. Kedinizin sevmediği sevgilinizle ve arkadaşlarınızla ilgili kesinlikle ikinci kez düşünürsünüz. Kedinizle beraber film izler, siz oyun oynarken onun ekrana saldırmasına katıla katıla gülersiniz. Bilgisayarınızda bir şeyler yazar, okurken gelip klavyenin üstüne yatmasının sebebini bilirsiniz, telefonunuz elinizdeyken telefonla yüzünüzün arasına girip yatması da bu yüzden tuhaf gelmez size. Market alışverişleriniz kedi mamaları, temizleme rulolarına döner. Aşı zamanlarını kendi işlerinizden daha sıkı takip edersiniz. Yolda giderken panik olmuş kedinizi çocuk sakinleştirir gibi sakinleştirmeye çalışırsınız. Canınız sıkıldığında kedinizle dertleşirsiniz bir de ilginç bir şekilde tepki de alırsınız. Bin farklı ses çıkaran hayvanın neden miyavladığını bir yerden sonra konuşuyormuşçasına anlarsınız. Aranızdaki bağ ilerledikçe eskisinden daha mutlu olduğunuzu da fark edersiniz zaten.